
6 Nisan 2026
Ankara’da AVM kültürü yıllardır şehrin önemli bir parçası. Ancak bazı yapılar var ki sadece alışveriş alanı olmaktan çıkıp, kullanıcı deneyimi üzerinden okunması gereken mimari örneklere dönüşüyor. Kentpark ve Cepa AVM de tam olarak bu noktada dikkat çekiyor.
Aynı lokasyonda, yan yana konumlanan bu iki alışveriş merkezi; ilk bakışta benzer görünse de aslında tamamen farklı bir mimari yaklaşım ve kullanıcı deneyimi sunuyor. Peki bu fark tam olarak nereden geliyor?
Kentpark ve Cepa’yı anlamak için önce genel bir çerçeve çizmek gerekiyor. AVM tasarımı sadece mağazaların yerleşimi değildir. Asıl mesele, kullanıcıyı içeride ne kadar süre tuttuğunuz ve bu süre boyunca nasıl hissettirdiğinizdir.
Cepa daha klasik bir AVM kurgusuna sahip:
Kentpark ise daha deneyim odaklı:
Bu fark, Ankara’daki AVM mimarisi içinde iki farklı yaklaşımı net şekilde ortaya koyuyor.
AVM’lerde en kritik konulardan biri sirkülasyon, yani insanların mekan içinde nasıl hareket ettiği.
Cepa’da dolaşım daha direkt:
Kentpark’ta ise dolaşım daha ‘‘gezinti’’ üzerine kurulu:
Bu yüzden kullanıcı davranışı değişiyor: Cepa’da insanlar ‘‘işini halledip çıkarken’’, Kentpark’ta daha uzun süre kalma eğiliminde oluyor.
Bir mekanda kendimizi rahat ya da sıkışmış hissetmemizin en önemli sebeplerinden biri hacimdir.
Kentpark bu konuda oldukça güçlü:
Bu özellikler kullanıcıya ferahlık hissi verir ve mekanın ‘‘prestijli’’ algılanmasını sağlar.
Cepa’da ise daha kontrollü bir hacim söz konusu:
Bu durum bazı kullanıcılar için daha pratik ve hızlı bir deneyim sunarken, bazıları için yorucu olabiliyor.
AVM mimarisinde ışık kullanımı, kullanıcı psikolojisini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir.
Kentpark’ta:
Cepa’da:
Doğal ışığın olduğu mekanlarda kullanıcıların daha uzun süre kaldığı bilinen bir gerçek. Bu da Kentpark’ın neden daha çok ‘‘zaman geçirilen’’ bir AVM olduğunu açıklıyor.
Bir AVM sadece iç mekan değildir. Dışarıyla kurduğu ilişki de en az iç mekan kadar önemlidir.
Kentpark:
Cepa:
Bu fark, kullanıcıyı içeri çekme biçimini doğrudan etkiliyor.
Aslında tüm bu mimari kararların birleştiği nokta kullanıcı deneyimi.
Cepa:
Kentpark:
Bu yüzden Kentpark genelde ‘‘yaşam alanı’’ olarak algılanırken, Cepa daha çok ‘‘alışveriş noktası’’ olarak konumlanıyor.
Kentpark ve Cepa karşılaştırması bize çok net bir şey gösteriyor:
Aynı şehirde, aynı bölgede ve benzer hedef kitleye hitap eden iki yapı bile tamamen farklı deneyimler sunabilir.
Bu farkı oluşturan:
Kısaca mimari, sadece görünen değil; hissedilen bir şeydir. Kullanıcılar çoğu zaman nedenini tam olarak bilmeseler de, bu farkları hisseder ve tercihlerini buna göre yapar.