T-COD İÇİN ZAMAN VE MEKAN ALGISI

       Bu yazımızda mimaride mekan ve mekan algısı konularından bahsetmeye ne dersiniz? T-Cod Mimarlık olarak şöyle bir başlangıç yapacak olursak; Mekan, mimari ürünü ortaya koyan temel koşuldur. Mimari eylemin ilk basamağı olarak insan, kendisini güvende hissettiği sınırlı bir hacim yaratmıştır. Kavramakta güçlük çektiği evrensel boşluğu ve doğal çevrenin bir parçasını bir veya birkaç yönde sınırlandırmış, onu içe dönük, kendisine özel bir boşluk haline getirmiştir.

       Mekan, sürekli olarak varlığımızı sarıp sarmalar, mekansal hacim boyunca hareket eder, biçim ve nesneleri görür, sesleri duyar... Mekan ahşap ve taş gibi maddesel bir özdür. Ancak doğası itibariyle biçimsizdir. Onun görsel biçimi, ışık kalitesi, boyutları ve ölçeği tamamen toplam biçimin elemanları tarafından tanımlanan sınırlarına bağlıdır. T-Cod Mimarlık, mekanın kavranıp çevrelendikçe ve bir kalıba koyularak biçimsel elemanlar tarafından düzenlendikçe mimarlığın varlık kazandığı düşüncesindedir. Bizce; İnsan içinde bulunduğu mekân ile sürekli bir etkileşim halinde olup içinde bulunduğu mekânı duyular yoluyla algılar. Mekan içinde hareketli olan insanın, mekanla olan konumsal ilişkisi ile mekanı oluşturan parçaların birbirleri ile olan boyutsal ilişkileri hareket ettikçe değişmektedir. Bakış açısının sürekli değişmesi ile insanlar, zihinlerinde mekana dair farklı ayrıntıları bir araya getirerek toplu bir mekan izlenimi oluştururlar. Mekanın içindeki hareketin yanında mekanlar arası hareket de mekanların algısını etkiler. İki mekanın farklı özellikleri birbirlerinin algısını değiştirir. Mesela küçük bir mekandan daha büyük bir mekana geçişle, büyük mekandan küçük mekana geçiş arasında algılama açısından oldukça fark vardır.

T-Cod Mimarlık olarak, projelerimizde zamanın uygun şekilde kullanılması ve mekanın algılanmasının önemli unsurlar olduğunun üzerinde durmaktayız. Mekanda geçirilen zaman mekanda dikkat edilen, algılanan nesnelerin farklılaşmasına neden olur. Sadece içinden geçilen bir mekanla içinde yaşanılan bir mekanın algısı birbirinden farklıdır. Zamanın etkisiyle mekanın algılanma şekli değiştiği gibi, zamanla birlikte mekanın algılanmasını sağlayan sınır, ışık gibi unsurlarda değişiklik gösterir. Zaman unsuru sadece mekanın algılama süreciyle ilgili değildir, zaman geçmiş deneyimler olarak da algıyı etkiler.

        Mekan algısının oluşmasını sağlayan hareketin gerçekleştirilmesi için zaman gerekmektedir. "Zamanı hareketle ölçüyoruz ve hareketi de zamanla..." sözüyle Aristo hareket ve zamanın ilişkisine değinmektedir. Yazımızı, İtalyan Mimar Bruno Zevi’nin bir yorumuyla sonlandıralım. Bruno Zevi; ‘’Mekanın durağan bir olgu olmadığını, hareket ve zamanın sürekliliğinde, içinde yaşayan insanın deneyimiyle anlamlı olacağını’’ söyleyerek özellikle insan, hareket ve zaman kavramlarının mekanın algı ve deneyimindeki etkisini belirtmiştir...